Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...
Umudun durmadigi bir duraktayiz
Ve yavas yavas
bir memurun kapildigi ise gec kalma korkusu,
anlamsizligimizda oynasan telas
trajik mutsuzluk dedikleri bu olsa gerek
yerimizin neresi oldugunu bilmiyoruz
bir yerimiz var mi?
kuskuluyuz
ya buraya nasil geldigimiz
raki mi icmistik, yagmur mu yagiyordu?
uyumus muyduk bir gece yolculugunda
yasama erken veda etmis muebbetler gibiyiz
neyin ne kadarini yasadigini bilmeyen
ve ne cok seyi yitirdigini
say ki denize zorunlu gol baliklariyiz
tatli sulari cekilmis bir dunyada,
kentin anlamsizligi
koyun azgelismisligi
geceyarilarina da sarkmaya basladi,
karanligimiza da haciz koydular yani
gun isigi zaten deniz suyu tadinda
oyle buyuk isteklerimizde yoktu aslinda
ekmek,sigara ve biraz onemsenmek
ne ki
bozuk bir duzendeymis
can buldugumuz rahim
eylem yoksunu isyanlar curudu icimizde
butun siginaklari tuketerek kaciyoruz
onumuzde odenmemis bedeller yigiliyor
yeni iklimler dusurup yuregimize
atese mi verelim fotograflari.